YAVŞAN VADİSİ;NE DİKKAT - MUSTAFA DAĞ yazıyor...
İnatla sahilden geçirilen Yumuşatılmış Karadeniz Otoyol'u, kıyılarımızda klasik olmuş piknik yerlerini bağırta bağırta elimizden aldı, denizin ve tarihin derinliklerine gömdü.
Artık Giresun;un doğusunda taksinizi kenara çekip,kiliminizi yeşil çimenler üzerine serip, dalga sesi arasında piknik yapmak isterseniz Uluburun Parkı’na kadar en az 23 kilometre yol kat etmeniz gerekiyor.
Yeşil Giresun;un, yeşil sahillerinde yeşili bulmak çok zor. Sahillerimiz taş yığını oldu.
Ancak;Giresun;un geleceği turizme bağlıdır şeklinde yıllardır verilen fetvalar hala geçerli ise; bu şehrin yakınlarında turist için, bu şehirde yaşayanlar için,hafta sonlarında kendisini doğanın kucağına atmak isteyenler için korunmuş bazı orijinal doğal ortamların yaratılması gerekir diye düşünüyorum.
Bu konuda Giresun yakınlarında ki en güzel yer Yavşan Vadisi;dir. Sanayileşmenin ve yapılaşmanın popülaritesini bitirdiği Aksu Vadisi'nin yanında, eğer iyi korunabilir ve bazı alt yapı gereksinimleri giderilirse Yavşan Vadisi Giresun;un günübirlik piknik cenneti olacaktır.
Yavşan Vadisi;nin çevresindeki farklı rotalarda son yıllarda gerçekleştirdiğimiz doğa yürüyüşleri sonrası bu kanımız daha da kuvvetlendi.
Geçtiğimiz günlerde bu güzel vadiyi içine alan bir güzel doğa yürüyüşü daha yaptık. Bayan ağırlıklı olan grubumuzun programı her yaşa uygun uzunluktaki bir yürüyüş rotasında köy otantizmini yakından görmek, Güneyköy eteğine yeni açılmış alabalık çiftliğinde bir öğle yemeği yemek ve tarihi Akçalı (Akyoma) köyünü gezmek şeklinde planlanmıştı.
Kısacası Yavşan Vadisindeki günümüzü Giresuna ilk defa gelmiş doğayı seven, otantizmden hoşlanan bir turist edası ile geçirecektik.
Giresundan erken çıkıp sabah kahvaltımızı pancar çorbası ve tereyağında köy yumurtası ile Erimez'de yapık.Yürüyüşe Elmatepesinde başladık.
Kulakkaya yolundan sapıp vadiye inen araba yolu oldukça düzgün. Elmatepesinden ayrıldıktan hemen sonra yol ikiye ayrılıyor. Sağdaki Karaaliye, soldaki Güneyköye gidiyor. Biraz aşağıda ise yeni bir yol ayırımı ile karşılaşıyorsunuz. Hangisinden giderseniz gidin Güneyköy cami yanında buluşuyorsunuz. Biz daha manzaralı olan sol yolu tercih ettik.
Yol boyundaki evlerin çoğunluğu bomboş. Ya şeherli ya da gurbetçi olmuşlar.
Eğribeldeki pikniğin ilk kurucusu Komodorun yolumuzun üzerinde ve çok manzaralı bir burunda kurulu köy evinin önündeki çardakta verdiğimiz molada kendisini rahmetle anmadan,hatıralarını tazelemeden edemedik.
Güneyköy tarihi bir köy. Eski evler genellikle 2 katlı.3 kat üzerine yapılmış,çift balkonlu 1-2 ev diğerlerinden daha çok ilgimizi çekti. Bunlar zamanının zengin evleriymiş.
Öğleye yakın büyük şelaleye ulaştık. Burada bizi çok şirin bir piknik evi veya yaygın adıyla alabalık çiftliği karşıladı.
Tam bitirilmemiş olmasına rağmen bu tesis çok ince bir zevkin eseri olarak inşa ediliyor. Gerek yer seçiminde, gerek planlanmada, gerek kullanılan malzemede ve gerekse bahçe tanziminde bu ince zevki, tesis ile doğanın uyumunu hemen görebiliyorsunuz. Alabalık çiftliği adındaki Giresundaki benzerlerinin örnek alacakları bir tesis oluyor.
Anlatmaya çalıştığım yer öyle otelli-motelli büyük bir yer değil. Topu topu 8 masanın,30 sandalyenin sığabildiği bir saloncuk ve bir mutfaktan oluşan şipşirin bir yer. Daha kapıdan girince sizi taş plaklar, Atlas, Gezi ve Av Dergileri İle Müthiş bir dizayn ile karşılıyor.
Buranın kurucusu Akçalılı Mustafa Coşkun veya tanındığı söylemiyle Kiziroğlu Mustafa. Mustafa bir doğa aşığı. 12 yıl Almanya'da kalmış,bu sevgiyi Almanlardan almış. Giresunun sertifikalı ilk dere balığı avcısı. Bu tesisi bir sevgi, bir tutku uğruna kurmaya başlamış.
Mustafa bana çevreyi gezdirip yapmayı düşündüklerini anlattı. Hayran oldum. Yapacaklarını şöyle özetledi : Burada çevrenin bozulmaması ve yapılanların doğaya uyumu temel ilkem olacaktır. Bahçe düzenlemesini tamamen doğal malzeme ve bitkilerle yapıyoruz. Alt kata bir şark odası kuracağım, köylerden malzeme toplamaya başladım bile. Şelalenin üzerine ahşap bir köprü yaptıracağım. İnsanlar masada balık yerken dereye ayağını sokabilecekler, gölde yıkanabilecekler. Bitmemiş olmasına rağmen Giresunluların büyük ilgisi ile karşılaştım. Sağ olsunlar;
Kiziroğlu Mustafaya bu işte oğulları Hakan ile Serkan yardımcı oluyorlar. Her ikisi de çok iyi çocuklar.
İsmi henüz konulmayan ve Yavşan Deresi Kiziroğlu Şelale Piknik adını teklif ettiğimiz tesise 0533.596 50 22 ve 284 21 43 telefonlardan ulaşmak mümkün. Gitmeden bönce bir telefon etmeniz de fayda var. Yemek fiyatlarına gelince Alabalık:2.5, salata:1.5, Mantar kavurma:1.5 milyon,meşrubat:500 bin lira.
Çok memnun ayrıldığımız Şelale Piknik'ten sonra gezimizin son durağı olan Akçalı Köyüne çıktık, eski köy evleri ve eski okulu hayranlıkla bir kez daha gezdik. Bir müze niteliğindeki berber dükkanı ve duvarındaki tarihi resimleri büyük bir ilgi ile inceledik. Öğrendik ki bu müze dükkanın kurucusu Halil Şahin geçtiğimiz 9 ocakta, 93 yaşında vefat emiş, baba mesleğini oğlu Erol devam ettiriyor.
Akçalıda bizi halk türküleri hocası Seka'dan emekli Sedat Tek ve eşi belediyeden emekli Hayriye hanım bırakmadılar. 13 kişiden oluşan kalabalık grubumuzu geç saatlere kadar evlerinde ağırladılar. Eski nikah memuru olan Hayriye hanımı yakalamayı fırsat bilen grubumuzdaki bazı şakacı çiftler bir bahane nikah tazelediler.
Yavşan Vadisiinde turist edasıyla sıkılmadan güzel bir gün geçirdik.
Şehir merkezine komşu Yavşan Vadisi Giresun için bulunmaz bir doğal varlıktır.
Yavşan Vadisi gelecek için mutlaka korunmalı ve planlanmalıdır.
Şimdilik kalın sağlıcakla.
Giresun,12.Şubat.2003
akyoma.com olarak
Giresunlu Usta Yazarımız Değerli Büyüğümüz Mustafa Dağ'ı Saygıyla Anıyoruz..Nur İçinde Yatsın..
Son Eklenen Yorumlar
4 gün 9 saat önce
6 gün 3 saat önce
1 hafta 4 gün önce
2 hafta 5 saat önce
3 hafta 14 saat önce
3 hafta 1 gün önce
3 hafta 1 gün önce
3 hafta 6 gün önce
4 hafta 1 gün önce
4 hafta 2 gün önce