Her Ağustos ayında fındık hasadı başlar Karadeniz’de. Doğduğu yerlerden uzak olanlar için bir bahanedir aslında fındık toplamak için köye gelmek. Uzaktan gelenler tüm yılın verdiği yorgunluğu bu kısa günler içinde atarlar, dağ-bayır gezerek. Bir şenliktir aslında yaşanan bu günler. Fındık toplanmaya başlayana kadar yaylalara çıkılır, yaylaların o temiz havası tüm yılın yorgunluğunu alır bedenlerden. Ciğerlere depolanır temiz hava. Ağustos ayının sıcağında buz gibi sularından içilir şifa niyetine. Her çeşme başında çilingir sofraları kurulur, sohbetine doyulmayan. Eski anıları tazeler dimağlar. Bu dünyadan iz bırakıp gitmiş büyükler anılır, komik hikâyeleri ile hatırlanarak. Her birinin bıraktığı anılar anlatılır, gülerek, kahkaha ile.
Çocuklar kısa olan ama uzun anılar sakladıkları bugünleri doyasıya yaşarlar. Her günün sonunda evde hırpalanmayı göze alarak, dereye yüzmeye kaçarlar çoğu gün fındıktan kaytararak. Bahçelere kaçıp oyunlar kurulur her yeni günle birlikte. Okulun bahçesinde oynanan iddialı maçların keyfine diyecek olmaz, hani birde galip geldiysen. Tahtadan yapılan üçtekerli arabalara binerek yokuş aşağı bıraktın mı kendini deyme işte o zaman keyfine. Birde ah denk gelsen o ağır arabayı köye taşıyacak Emin oğlu’nun kamyonuna. Ama o dakikalarca süren ağır tahta arabayı taşımaya değer yokuş aşağı giderken aldığın zevk. Akşamları gençlerin köy meydanında yaktığı ateşin etrafında otururken kızlı erkekli yapılan sohbetin tadını arar durursun uzaklarda.
İneklerden sütleri sağılmasından sonra yapılan o taze ayranların, tereyağların, hele sabah kalkınca içilen yeni ocaktan inmiş sütün tadı? Büyük ocak başlarında odun ateşinde yapılan yemeğin, tüm ailenin aynı anda yer sofrasında otururken yemeleri… Bugün bile aklımdadır tabağa her daldırdığım kaşıktaki verdiği haz. Babaanne, dede, anane… Onları arar dururum hatırladıkça anılarımda. Köy evlerinin avlusundaki fırınlarda pişen mısır ekmeği nerede var şimdi? Mısır tarlalarından mısırları alıp fırınlara atıp közde mısır yemek için çekilen o sıkıntıları oralarda yaşamış çocuklar bilir.
Köyde yaşanan sevdaları, kaçamak buluşmaları, sevdiğini söyleyebilmek için saatlerce beklediğin yolları. Bunlar köy yerinde geçen sevdaların özetidir aslında. Ama her ne olursa olsun, sevdanın her şekli her yerde güzel değil mi? Şekilsiz, hesapsız sadece sevgi. Çocuk bile olsa.
Evlerin bahçelerinde yakılan büyük ateşlerin üzerinde kış için hazırlanan konserveler kadınların panayıra çevirdikleri, çalışırken eğlendikleri anlardır. Yapılan reçellerin köpüklerini kovalamakta çocukların görevidir. Bahçelerden toplanan meyvelerin, sebzelerin kışlık yiyeceklere dönüşmesi bu panayır günlerinde cam kavanozlara konulması ile sona erer.
Fındıkların toplanmasının başlaması ile çocuklar çil yavrusu gibi dağılır. Artık tüm çocuklar fındık toplamaya gitmemek için ortada hiç gözükmezler. Ya dereye kaçarlar, ya da bahçeler top oynamaya, hem de sabahın köründe yataklarından kalkarak, aç kalmayı bile göze alarak. Ama ne olursa olsun kaçış yoktur aslında, sonunda her çocuk fındık toplamadan nasibini alır öyle veya böyle. Fındık bahçelerinde en çok sevilen de öğlen saatleridir. İmecelerle birlikte, sepetlerle gelen yemekleri topluca yemek fındık bahçelerinin en sevdiğim anları olmuştur her zaman. Akşam eve gidince yorgunluktan erkenden uyuya kalırsın başını koyduğun ilk yerde. Hasadın bitmesi ile birlikte toplanan fındıkların dış kabuklarında ayrılması için gelen patozların gürültüsü köylerin sessizliğinin bozulduğu anlardır. Büyük gürültüler çıkararak çalışan patozlar, yeşil kabuğundan ayrılan fındıkların kurutulması için yapılır. Bundan sonra artık kendi sert kabuğu kalan fındık kurutulmak için güneşli günlerde evlerin çatılarında, harmanlarında alır yerlerini. Bu da aslında başka bir eğlencenin başlamasıdır çocuklar için. Harmanlarda bırakılan fındıkların çalınmaması için toplanıp üzerine atılan yataklar ile beklenir geceleri. İşte o yer yatağında yatıp gökteki yıldızları saymanın keyfi başka nerede olabilir? Gece gökyüzü bir yorgan gibidir üstüne örtülmüş. Yıldızları seyrederken ne hayaller kurulur o dimağlarda.
İşte tüm bu işlerin bitmesi ile artık geriye dönüş başlayacaktır. Bu da çocuklar için yaz tatilinin bittiğinin bir mesajıdır. Bir daha ki seneye kadar bu şenlik bitmiştir. Köyler yavaş yavaş boşalır. Yalnızlık başlayacaktır köyler için bundan sonra, gelecek seneye kadar…
Yılların yılları takibi ile birlikte bugün özlemle ve sevgiyle anıyorum o günleri.
Annemin sevgiyle hazırladığı her şeyi…
Son Eklenen Yorumlar
4 gün 19 saat önce
6 gün 13 saat önce
1 hafta 4 gün önce
2 hafta 14 saat önce
3 hafta 1 gün önce
3 hafta 1 gün önce
3 hafta 2 gün önce
3 hafta 6 gün önce
4 hafta 2 gün önce
4 hafta 2 gün önce